GÜNDEM
Abone ol

Anasayfa / BELGESEL

BELGESEL31 Ekim 2026

Ivan Lendl, McEnroe'yu 2 Set Geriden Yendi: Roland Garros 1984 Finali

1984'te tek maç kaybetmemiş McEnroe, Roland Garros finalinde iki set öndeydi; Lendl 3-6 2-6 6-4 7-5 7-5 döndü. Sence kulaklık olmasa McEnroe kazanır mıydı?

İki set ve dördüncü sette 4-2 öndeydi, o yıl tek maç kaybetmemişti. Bizce finali bir kulaklık kaybettirmedi ama o an Lendl'e kapıyı araladı — sence McEnroe o kulaklığa hiç yürümeseydi Roland Garros'u kazanır mıydı? 👇Cevabını YouTube'daki videonun yorumlarına yaz.

Videonun metni

3-6, 2-6, 6-4, 7-5, 7-5. Roland Garros 1984 finali: Ivan Lendl, John McEnroe'yu iki set geriden yendi. Karşısındaki adam o yıl tek maç kaybetmemişti. Lendl ise dört Grand Slam finaline çıkmış, dördünü de kaybetmişti. Maç dört saati aştı. Bu videoda üç an göreceksin: bir kameramanın kulaklığı, dördüncü setteki 4-2 ve son vole. Peki o yıl 82 maç kazanan McEnroe, iki set önde olduğu finali nasıl kaybetti?

Birinci bölüm: dört final. Ivan Lendl, 7 Mart 1960'ta Çekoslovakya'nın Ostrava kentinde doğdu. Babası Jiri, ülkesinin üst sıralardaki tenisçilerinden biriydi. Lendl, 28 Şubat 1983'te dünya 1 numarası oldu. Grand Slam kazanmamış bir dünya 1 numarasıydı. Bir eksiği vardı. 1981'de Roland Garros finalinde Björn Borg'a beş sette kaybetti. 1982 ve 1983'te ABD Açık finallerinde Jimmy Connors'a, 1983 Avustralya Açık finalinde Mats Wilander'e yenildi. Dört final, dört yenilgi. Lendl büyük bir finali hiç kazanabilecek miydi? Karşısında John McEnroe vardı. O güne kadar beş Grand Slam kazanmıştı: üç ABD Açık, iki Wimbledon. Ama Roland Garros'ta dört kez oynamış, çeyrek finali hiç geçememişti. Toprak onun zemini değildi. Ta ki 1984'e kadar.

İkinci bölüm: kusursuz sezon. McEnroe Paris'e geldiğinde o yıl tek maç kaybetmemişti. Lendl'i o sezon dört kez yenmişti; ikisini bir ay önce, toprakta. Turnuvada yalnızca bir set verdi, dördüncü turda José Higueras'a. Yarı finalde Jimmy Connors'ı düz setlerde geçti. Lendl de yalnızca bir set vermişti, Andrés Gómez'e. Yarı finalde Mats Wilander'i yendi. Final, bir numaralı seri başı ile iki numaralı seri başı arasındaydı. Kâğıt üstünde tek bir soru vardı: McEnroe toprakta da kazanacak mıydı?

Üçüncü bölüm: kulaklık. 10 Haziran 1984, pazar. McEnroe ilk seti 6-3, ikinci seti 6-2 aldı. Kupaya bir set uzaktaydı. Üçüncü sette, 1-1'de, Lendl'in servisinde skor 0-30'du. McEnroe bir ses duydu. Kenarda bırakılmış bir kameraman kulaklığı cızırdıyordu. McEnroe kameraların olduğu bölüme yürüdü ve kulaklığa bağırdı. Bu andan sonra Lendl üçüncü seti 6-4 aldı. Maç ilk kez el değiştirmişti.

Dördüncü bölüm: dönüş. Dördüncü sette McEnroe yine öne geçti: 4-2. Şampiyonluğa çok yakındı. Ama Lendl 4-4'ü yakaladı ve seti 7-5 kazandı. McEnroe'nun ilk servisi eskisi kadar girmiyordu. Tribün de taraf değiştirdi. Maça McEnroe'yu alkışlayarak başlayan seyirci, artık onu ıslıklıyordu. Üç yıl önce Borg'a beşinci sette kaybeden Lendl, bu kez beşinci sette ayaktaydı. Beşinci set 5-5'e geldi. Ve son sayıda McEnroe'nun forehand volesi dışarı gitti. Dört saati aşan maçta toplam 51 oyun oynandı. Lendl, beşinci finalinde ilk Grand Slam'ini kazandı. McEnroe tören konuşması yapmadı, ıslıklar arasında kortu terk etti. Bizce finali bir kulaklık kaybettirmedi; ama o an, Lendl'in beklediği kapıyı araladı. Peki bu yenilgi McEnroe'yu ne kadar etkiledi?

Beşinci bölüm: o yazın geri kalanı. Temmuzda McEnroe, Wimbledon finalinde Connors'ı 6-1, 6-1, 6-2 yendi. Eylülde ABD Açık finalinde Lendl'den rövanşı aldı: 6-3, 6-4, 6-1. Sezonu 82 galibiyet, 3 yenilgiyle bitirdi. Bu, Açık Dönem'de bir erkek tenisçinin en iyi sezon derecesi. Ama yıllar sonra o Paris finali için hayatının en kötü yenilgisi dedi. 1984 ABD Açık, McEnroe'nun son Grand Slam kupası oldu. Bir yıl sonra, 1985 ABD Açık finalinde Lendl onu 7-6, 6-3, 6-4 yendi ve ertesi gün dünya 1 numarası oldu. Bu kez zirvede üst üste 157 hafta kaldı. McEnroe bir daha Grand Slam finaline çıkamadı.

Altıncı bölüm: cevap. Lendl'in Paris'te açtığı kapıdan yedi Grand Slam daha geldi: iki Roland Garros, üç ABD Açık, iki Avustralya Açık. ABD Açık'ta üst üste sekiz finale çıktı ve Bill Tilden'in rekoruna ulaştı. Toplam 270 hafta dünya 1 numarası kaldı, 94 ATP kupası kazandı. Wimbledon'ı ise hiç kazanamadı. McEnroe'yla 36 maçta 21-15 öne geçti. Sırtındaki kronik ağrılar yüzünden 1994'te, 34 yaşında bıraktı. Yıllar sonra Andy Murray, onunla çalışırken üç Grand Slam ve iki olimpiyat altını kazandı. Sorunun cevabı tek bir an değil: iki set ve 4-2 önde olan McEnroe'nun servisi düştü, Lendl kırdı, tribün döndü. Bizce bu finalin asıl hikâyesi McEnroe'nun kaybı değil, dört final kaybetmiş bir adamın vazgeçmemesi. Sence McEnroe o kulaklığa hiç yürümeseydi, Roland Garros'u kazanır mıydı?