GÜNDEM
Abone ol

Anasayfa / BELGESEL

BELGESEL22 Ekim 2026

Wimbledon Gelenekleri: Beyaz Kural, Çilek, Kraliyet Locası, Orta Pazar

Wimbledon'da ayakkabı tabanı bile beyaz olmak zorunda; çilek 15 yıl aynı fiyata satıldı, Orta Pazar'da 1991'e kadar maç yoktu. Sence hangi gelenek değişmeli?

Beyaz ayakkabı tabanları, 15 yıl aynı kalan çilek fiyatı, davetiyesiz girilemeyen loca, Orta Pazar. Sence Wimbledon'ın hangi geleneği değişmeli, hangisine asla dokunulmamalı? 👇Cevabını YouTube'daki videonun yorumlarına yaz.

Videonun metni

Wimbledon'da bir oyuncunun ayakkabı tabanı bile beyaz olmak zorunda.

Krem rengi yasak. Renkli şerit en fazla bir santimetre. Ve bu, turnuvanın geleneklerinden yalnızca biri.

1877'den beri oynanan bu turnuvada Kraliyet locasının koltukları parayla alınamıyor, çileğin fiyatı on beş yıl boyunca hiç değişmiyor ve iki haftanın ortasındaki pazar günü, 1991'e kadar tek bir maç bile oynanmıyor.

Bu videoda beş geleneğin arkasındaki hikâyeyi anlatıyoruz: beyaz kıyafet, çilek ve krema, Kraliyet locası, çim ve Orta Pazar.

Peki bu geleneklerin hangisi aynen duruyor, hangisi değişti?

Birinci bölüm: beyaz.

Beyaz kıyafet geleneği on dokuzuncu yüzyıla uzanıyor. O dönemde terin görünmesi ayıp sayılıyordu ve beyazın teri daha az belli ettiğine inanılıyordu.

Uzun süre bu yalnızca bir alışkanlıktı. 1963'te Wimbledon, oyuncuların ağırlıklı olarak beyaz giymesini resmî kural hâline getirdi.

Bugün ölçü çok daha sıkı. Kıyafet neredeyse tamamen beyaz olmalı. Kırık beyaz ve krem kabul edilmiyor. Ayakkabılar da tabanı ve bağcıklarıyla birlikte beyaz.

Renge tanınan tek izin, bir santimetreyi geçmeyen ince bir şerit.

Uzun yıllar iç çamaşırı da beyaz olmak zorundaydı. Kadın oyuncular, regl döneminde bunun yarattığı kaygıyı yüksek sesle dile getirdi.

Kasım 2022'de kulüp geri adım attı. 2023'ten beri kadın oyuncular, isterlerse koyu renk iç şort giyebiliyor. Geri kalan her şey ise olduğu gibi kaldı.

İkinci bölüm: tribün.

Wimbledon'ın simgesi yalnızca kortta değil, tribünde de. Bir kâse çilek ve üstünde krema.

Çilekler, Londra'nın güneydoğusundaki Kent'te yetişiyor. Her yıl yüz binden fazla porsiyon satılıyor.

Fiyatın hikâyesi ise ayrı. Bir porsiyon 2010'dan 2024'e kadar tam iki buçuk sterlin kaldı.

2025'te on beş yılın ilk zammı geldi: yirmi peni. Yeni fiyat iki sterlin yetmiş peni.

Centre Court'ta ise bambaşka bir dünya var: Kraliyet locası.

Loca, 1922'den beri Centre Court'ta. İçinde 74 koltuk var ve hepsi koyu yeşil hasır koltuk.

Bu koltuklar satılmıyor. Konuklar, All England Club başkanının davetiyle geliyor.

Erkeklerden takım elbise ya da ceket ve kravat bekleniyor. Kadınlardan ise şapka takmamaları isteniyor, çünkü şapka arkadakilerin görüşünü kapatıyor.

Oyuncular 2003'e kadar locaya eğilerek selam veriyordu. Bu yazılı bir kural değil, bir gelenekti ve dönemin kulüp başkanı Kent Dükü'nün isteğiyle kalktı.

Üçüncü bölüm: çim.

Wimbledon, dört Grand Slam turnuvası içinde çimde oynanan tek turnuva. Ve o çimin de bir tarifi var.

2001'den beri kortlara yalnızca tek bir tür ekiliyor: yüzde yüz çok yıllık çim. Öncesinde karışım, yüzde 70 bu çimden ve yüzde 30 kırmızı yumaktan oluşuyordu.

Değişikliğin amacı dayanıklılıktı. Eski karışım, oyuncuların ayakları altında ikinci haftaya zor ulaşıyordu.

Yani bugün ekranda gördüğünüz yeşil, yirmi beş yıllık bir tercihin sonucu. Turnuva boyunca çim tam 8 milimetre boyunda kesiliyor.

Çim, yorulan bir zemin. Bu yüzden Wimbledon, uzun yıllar boyunca iki haftanın ortasında kortlarına bir gün dinlenme verdi. Ve bu bizi son geleneğe getiriyor.

Dördüncü bölüm: Orta Pazar.

İlk haftayla ikinci hafta arasındaki pazar günü, geleneksel olarak dinlenme günüydü. Kortlar boş, tribünler sessizdi.

1991'de yağmur programı altüst etti. Kulüp, tarihinde ilk kez Orta Pazar'da maç oynattı.

Biletler, sıraya girenlere satıldı. Tribünler sıradan seyircilerle doldu ve Centre Court'ta seyirciler dalga yaptı. Kortta Jimmy Connors vardı ve bu kalabalığa bayıldı.

O güne Halkın Pazarı dendi. Aynı şey yağmur yüzünden 1997'de, 2004'te ve 2016'da tekrarlandı.

Nisan 2021'de kulüp kararını açıkladı: 2022'den itibaren Orta Pazar kalıcı bir oyun günü olacaktı. Gerekçe, son yıllarda gelişen çim bakım teknolojisiydi.

Tarih de anlamlıydı. 2022, Centre Court'un yüzüncü yılıydı.

Böylece Wimbledon on dört günlük bir turnuvaya dönüştü. Dördüncü tur maçları da artık tek bir güne sıkışmıyor; pazar ve pazartesiye bölünüyor. 2026'da da dördüncü tur maçları, 5 Temmuz pazar günü başladı.

Beş gelenek, tek bir turnuva.

Beyaz kural 1963'te yazıya geçti. Reverans 2003'te kalktı. Orta Pazar 2022'de oyun günü oldu. İç şort kuralı 2023'te esnedi.

Bizce Wimbledon'ı farklı kılan, geleneklerini hiç değiştirmemesi değil; neyi, ne zaman ve ne kadar değiştireceğine kendisinin karar vermesi. Kural kalıyor; ama gerekçesi zayıflayınca kural da esneyebiliyor.

Ve bizce en güzel değişiklik Orta Pazar oldu: yağmurun 1991'de zorla araladığı kapı, otuz bir yıl sonra kalıcı olarak açıldı.

Beyaz ayakkabı tabanları, iki sterlin yetmiş peniye çilek, davetiyesiz girilemeyen bir loca ve 8 milimetrelik çim.

Sence Wimbledon'ın hangi geleneği değişmeli, hangisine asla dokunulmamalı?

Kaynaklar